**UKRAYNA’YI BIRAK, BREZİLYA’YA BAK! AMAÇ; TOHUM TAKAS VE BREZİLYA CEVİZİ, MASRAFLARI HERKES KENDİ CEBİNDEN KARŞILADI… PUTİN ÖMER HAYYAM’I NEDEN SEVİYOR?
Ne pandemi ne de savaş onları durduramadı. Denizli protokolünün en önemli isimlerinden dördü ani bir kararla Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’ya uçtu. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Ahmet Kutluhan, Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili ile ünlü politikacı ve işadamı Halil Pekdemir ani bir kararla, sürpriz bir şekilde ve de gizlice 15 günlüğüne Brezilya’ya gitti. Hem de bu seyahat Kovid-19 salgınının en yaygın olarak yaşandığı ve en fazla can aldığı bir ülkeye idi.
Evet, bu geziyi Şifre Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent Öztürk de bizden bir gün sonra yazmış. “Gerçekler bir bir ortaya çıkacak..” diyebilmek için madde madde sıralayarak “Niye gittiniz?” diye sormuş ve eleştirmiş. “Düğün değil, bayram değil, acaba bu gezinin sebebi nedir?” anonsu çekebilmek için epey çabalamış.. Ancak biz kimseye Öztürk’ün sorularını ve “acabalarını” yöneltmeyeceğiz.
DENİZLİ METROPOL BREZİLYA GEZİSİNİ ÇÖZDÜ!
Şubat ayı ile Mart’ın ilk yarısı Brezilya’da Yaz’ın en güzel ayları. Brezilya tropikal ve yağışlı bir iklime sahip. Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde düzenlenen dünyanın en ünlü festivali ve en büyük karnavalı “Rio Karnavalı” tarihleri ile Denizlili 4 ziyaretçinin Brezilyaya gittiği tarih de kesişmediğine göre; Şifre Haber’in tersine biz bu gezinin sebebini aşağı yukarı çözdük. Denizlili 4 isim Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, PAÜ Rektörü Ahmet Kutluhan, DTB Başkanı İbrahim Tefenlili ile ünlü politikacı ve işadamı Halil Pekdemir Brezilya’nın Sao Paulo kentine (eyaleti) gitti. Rio’ya ve Küba Havana ile Meksika Cancun’a geçerler mi bilemiyoruz. Fakat bu gezi ile ilgili iki önemli şeyi net olarak biliyoruz.
AMAÇ; TOHUM TAKAS VE BREZİLYA CEVİZİ
Birincisi Brezilya; güçlü tarım sektörü ve dünya kahve, soya fasulyesi, buğday, pirinç, mısır, şeker kamışı, kakao, narenciye ve ülkemizde de yetiştirilmeye başlayan tropik meyveleri üretimindeki payı ile dünyanın önde gelen ülkeleri arasında. Bir de Omega 3’çe zengin Brezilya Cevizi var. İşte Denizli heyetinin Brezilya ziyaretinin asıl amaçlarından biri de bu tarımsal ürünlerle ilgili ve “tohum takas amaçlı” temaslar ve görüşmelerdi. (Örneğin Antalya bu tropik ürünlerin birçoğunu bugün üretiyor) Bu ülkedeki bazı ürünlerin Denizli’de de yetiştirilebileceği düşüncesi ile “Brezilya Bitki Besleme Teknolojisi Sanayileri Birliği, Brezilya Tohum ve Fide Birliği, Ziraat Fakültesi, Brezilya Tohum Merkezi, Sao Paulo Depolar ve Haller Şirketi’nin” de olası ziyaret edilen yerler arasında olduğu belirtildi.

BREZİLYA MASRAFLARINI HERKES
KENDİ CEBİNDEN KARŞILADI…
Bu gezi ile ilgili ulaştığımız bilgilerin ikincisi ise; Zolan, Kutluhan, Tefenlili ve Pekdemir’in bu gezinin tüm harcamalarını kendilerinin karşıladığı ve Zolan ile Kutluhan’ın yıllık izinlerinden 15’er günü kullandıkları gerçeği. Bu arada 14 saatlik bir uçuş süresine sahip Sao Paulo yolculuğunun uçak yolculuğu ücretleri gidiş dönüş biletleri kişi başı en az 25 bin TL’yi buluyor.
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ
1988 Avrupa Futbol Şampiyonası Finali 25 Haziran 1988'de 8. Avrupa Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapan Almanya'nın Münih şehrinde oynandı. Final maçını Sovyetler Birliği (SSCB) ile Hollanda milli takımları oynadı. Avrupa'nın en büyüğünün belirlendiği maçı Hollanda Gullit ve Van Basten’in attığı gollerle Hollanda 2-0 kazandı. Ancak; dönemin efsane takımı; Sovyetler Birliği Milli Takımı’nın ilk 11’inde sahaya 5 Ukraynalı futbolcu ile 4 Rus futbolcu çıktı. O Milli takımı ne güzel bir takımdı. (Aynı takımda bir Kazak ve bir Gürcü futbolcu da vardı) Ve iki halkın temsilcileri de formalarını aynı takım için aynı duygularla ıslattı. Efsane ekibin “takım fotoğrafını” facebook hesabından paylaşan isim ise TKP’li Doktor arkadaşımız Mutlu Ünal’dı. Ve sosyal medya notunda “Sosyalizm halkları birleştirir, kapitalizm savaştırır” yorumu vardı. “Acaba barışa kıyan, halkları savaştıran kimdir? Barış içinde bir arada yaşamaya son veren duygu nedir?” şeklindeki soruları yöneltmekten kendimizi alamıyoruz.

PUTİN ÖMER HAYYAM’I NEDEN SEVİYOR?
Rus edebiyatı dünyanın en önemli yazarlarına, roman ve şiir kitapları külliyesine sahip bir yazın klasikleri kütüphanesidir. Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi ile başlayan savaş bütün dünyaya diken üstünde günler yaşatırken, böyle bir edebi birikimden gelen bir ülkenin Devlet Başkanı Putin’in “Lev Tolstoy’un; Savaş ve Barış romanını, İlya Ehrenburg’un; Dipten Gelen Dalga, Fırtına ve Paris Düşerken üçlemesini, Ünlü Rus Yönetmen Sergey Ayzenştayn’ın çektiği ve Odesa’da geçen Potemkin Zırhlısı (beyaz yelken) filmini, Mihail Şolohov'un; Durgun Akardı Don seri romanını ve Sergey Bondarçuk tarafından yönetilen yine Kazak Edebiyatçı Şolohov'un Vatanları için dövüştüler adlı eserinden uyarlanmış filmini” çok iyi bildiğine eminiz. İşte o Viladimir Putin barış zamanlarında verdiği bir röportajında; “Tarihi ve politik” içerikli kitapları tercih ettiğini ve Farsi Şair Ömer Hayyam'ın şiirlerini çok sevdiğini açıklamış. Gazetecilere de Ömer Hayyam'ı okumalarını tavsiye etmiş.
“Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar./ Güneş yalnız da olsa, etrafa ışık saçar./ Üzülme, doğruların kaderidir yalnızlık./ Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar…” (Ömer Hayam)
İşte bu bir Ömer Hayam şiiri. Kendisine “yalnız bir kartal” yakıştırmasından çok “yalnız kurt” denmesini tercih eden Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Viladimir Putin acaba “hiciv” ustası, adalet ve barış yanlısı ünlü şairi, Ömer Hayyam’ı tam olarak anlayabilmiş miydi? Yoksa “Rusya’yı kuşatan, çevresini saran ve sıkıştıran NATO ile AB’ye karşı eleştiride çakıştığı” için mi Ömer Hayyam’ı ve bu şiirini çok seniyordu Rus Lider. Ne olursa olsun hiçbir şey “savaşın ve can kayıplarının” gerekçesi olamaz. Bu herhalde çılgın dünyanın şu son günlerdeki hallerine “ironik bir atıf” olsa gerek.

SAVAŞ DURDURAN TEK ŞARKI!
Tanınmış dershaneci ve emekli Türkçe öğretmeni Necati Karaçay sosyal medya hesabında paylaştı; “Savaşı durdurmak için şimdi de bir Lili Marlin şarkısı söyleme zamanı..! Hem de en uzunundan. İkinci Dünya Savaşı sırasında Zagrep Radyosu’nda Lili Marlin şarkısı çalındığında Avrupa’daki bütün cephelerde ölümüne savaşan her iki taraf askerleri hiçbir komutanın emri olmadan savaşı durdururlar, öyle ki şarkı bitene dek şarkıyı hep birlikte söylerler; hatta el sıkışırlardı. Şarkı bittiğinde, acımasız savaşa kaldıkları yerden devam ederlerdi. Dünyayı Sevgi kurtaracak. NK”
Evet, bizce de bu savaşı 5 dakikalığına bile durdurmak için şimdi de bir Lili Marlin şarkısı söyleme zamanı…
Ne pandemi ne de savaş onları durduramadı. Denizli protokolünün en önemli isimlerinden dördü ani bir kararla Latin Amerika’nın en büyük ülkesi Brezilya’ya uçtu. Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, Pamukkale Üniversitesi Rektörü Ahmet Kutluhan, Denizli Ticaret Borsası Başkanı İbrahim Tefenlili ile ünlü politikacı ve işadamı Halil Pekdemir ani bir kararla, sürpriz bir şekilde ve de gizlice 15 günlüğüne Brezilya’ya gitti. Hem de bu seyahat Kovid-19 salgınının en yaygın olarak yaşandığı ve en fazla can aldığı bir ülkeye idi.
Evet, bu geziyi Şifre Haber Genel Yayın Yönetmeni Bülent Öztürk de bizden bir gün sonra yazmış. “Gerçekler bir bir ortaya çıkacak..” diyebilmek için madde madde sıralayarak “Niye gittiniz?” diye sormuş ve eleştirmiş. “Düğün değil, bayram değil, acaba bu gezinin sebebi nedir?” anonsu çekebilmek için epey çabalamış.. Ancak biz kimseye Öztürk’ün sorularını ve “acabalarını” yöneltmeyeceğiz.
DENİZLİ METROPOL BREZİLYA GEZİSİNİ ÇÖZDÜ!
Şubat ayı ile Mart’ın ilk yarısı Brezilya’da Yaz’ın en güzel ayları. Brezilya tropikal ve yağışlı bir iklime sahip. Brezilya'nın Rio de Janeiro şehrinde düzenlenen dünyanın en ünlü festivali ve en büyük karnavalı “Rio Karnavalı” tarihleri ile Denizlili 4 ziyaretçinin Brezilyaya gittiği tarih de kesişmediğine göre; Şifre Haber’in tersine biz bu gezinin sebebini aşağı yukarı çözdük. Denizlili 4 isim Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Zolan, PAÜ Rektörü Ahmet Kutluhan, DTB Başkanı İbrahim Tefenlili ile ünlü politikacı ve işadamı Halil Pekdemir Brezilya’nın Sao Paulo kentine (eyaleti) gitti. Rio’ya ve Küba Havana ile Meksika Cancun’a geçerler mi bilemiyoruz. Fakat bu gezi ile ilgili iki önemli şeyi net olarak biliyoruz.
AMAÇ; TOHUM TAKAS VE BREZİLYA CEVİZİ
Birincisi Brezilya; güçlü tarım sektörü ve dünya kahve, soya fasulyesi, buğday, pirinç, mısır, şeker kamışı, kakao, narenciye ve ülkemizde de yetiştirilmeye başlayan tropik meyveleri üretimindeki payı ile dünyanın önde gelen ülkeleri arasında. Bir de Omega 3’çe zengin Brezilya Cevizi var. İşte Denizli heyetinin Brezilya ziyaretinin asıl amaçlarından biri de bu tarımsal ürünlerle ilgili ve “tohum takas amaçlı” temaslar ve görüşmelerdi. (Örneğin Antalya bu tropik ürünlerin birçoğunu bugün üretiyor) Bu ülkedeki bazı ürünlerin Denizli’de de yetiştirilebileceği düşüncesi ile “Brezilya Bitki Besleme Teknolojisi Sanayileri Birliği, Brezilya Tohum ve Fide Birliği, Ziraat Fakültesi, Brezilya Tohum Merkezi, Sao Paulo Depolar ve Haller Şirketi’nin” de olası ziyaret edilen yerler arasında olduğu belirtildi.

BREZİLYA MASRAFLARINI HERKES
KENDİ CEBİNDEN KARŞILADI…
Bu gezi ile ilgili ulaştığımız bilgilerin ikincisi ise; Zolan, Kutluhan, Tefenlili ve Pekdemir’in bu gezinin tüm harcamalarını kendilerinin karşıladığı ve Zolan ile Kutluhan’ın yıllık izinlerinden 15’er günü kullandıkları gerçeği. Bu arada 14 saatlik bir uçuş süresine sahip Sao Paulo yolculuğunun uçak yolculuğu ücretleri gidiş dönüş biletleri kişi başı en az 25 bin TL’yi buluyor.
YAŞASIN HALKLARIN KARDEŞLİĞİ
1988 Avrupa Futbol Şampiyonası Finali 25 Haziran 1988'de 8. Avrupa Futbol Şampiyonasına ev sahipliği yapan Almanya'nın Münih şehrinde oynandı. Final maçını Sovyetler Birliği (SSCB) ile Hollanda milli takımları oynadı. Avrupa'nın en büyüğünün belirlendiği maçı Hollanda Gullit ve Van Basten’in attığı gollerle Hollanda 2-0 kazandı. Ancak; dönemin efsane takımı; Sovyetler Birliği Milli Takımı’nın ilk 11’inde sahaya 5 Ukraynalı futbolcu ile 4 Rus futbolcu çıktı. O Milli takımı ne güzel bir takımdı. (Aynı takımda bir Kazak ve bir Gürcü futbolcu da vardı) Ve iki halkın temsilcileri de formalarını aynı takım için aynı duygularla ıslattı. Efsane ekibin “takım fotoğrafını” facebook hesabından paylaşan isim ise TKP’li Doktor arkadaşımız Mutlu Ünal’dı. Ve sosyal medya notunda “Sosyalizm halkları birleştirir, kapitalizm savaştırır” yorumu vardı. “Acaba barışa kıyan, halkları savaştıran kimdir? Barış içinde bir arada yaşamaya son veren duygu nedir?” şeklindeki soruları yöneltmekten kendimizi alamıyoruz.

PUTİN ÖMER HAYYAM’I NEDEN SEVİYOR?
Rus edebiyatı dünyanın en önemli yazarlarına, roman ve şiir kitapları külliyesine sahip bir yazın klasikleri kütüphanesidir. Rusya’nın Ukrayna’ya askeri müdahalesi ile başlayan savaş bütün dünyaya diken üstünde günler yaşatırken, böyle bir edebi birikimden gelen bir ülkenin Devlet Başkanı Putin’in “Lev Tolstoy’un; Savaş ve Barış romanını, İlya Ehrenburg’un; Dipten Gelen Dalga, Fırtına ve Paris Düşerken üçlemesini, Ünlü Rus Yönetmen Sergey Ayzenştayn’ın çektiği ve Odesa’da geçen Potemkin Zırhlısı (beyaz yelken) filmini, Mihail Şolohov'un; Durgun Akardı Don seri romanını ve Sergey Bondarçuk tarafından yönetilen yine Kazak Edebiyatçı Şolohov'un Vatanları için dövüştüler adlı eserinden uyarlanmış filmini” çok iyi bildiğine eminiz. İşte o Viladimir Putin barış zamanlarında verdiği bir röportajında; “Tarihi ve politik” içerikli kitapları tercih ettiğini ve Farsi Şair Ömer Hayyam'ın şiirlerini çok sevdiğini açıklamış. Gazetecilere de Ömer Hayyam'ı okumalarını tavsiye etmiş.
“Karanlık aydınlıktan, yalan doğrudan kaçar./ Güneş yalnız da olsa, etrafa ışık saçar./ Üzülme, doğruların kaderidir yalnızlık./ Kargalar sürüyle, kartallar yalnız uçar…” (Ömer Hayam)
İşte bu bir Ömer Hayam şiiri. Kendisine “yalnız bir kartal” yakıştırmasından çok “yalnız kurt” denmesini tercih eden Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Viladimir Putin acaba “hiciv” ustası, adalet ve barış yanlısı ünlü şairi, Ömer Hayyam’ı tam olarak anlayabilmiş miydi? Yoksa “Rusya’yı kuşatan, çevresini saran ve sıkıştıran NATO ile AB’ye karşı eleştiride çakıştığı” için mi Ömer Hayyam’ı ve bu şiirini çok seniyordu Rus Lider. Ne olursa olsun hiçbir şey “savaşın ve can kayıplarının” gerekçesi olamaz. Bu herhalde çılgın dünyanın şu son günlerdeki hallerine “ironik bir atıf” olsa gerek.

SAVAŞ DURDURAN TEK ŞARKI!
Tanınmış dershaneci ve emekli Türkçe öğretmeni Necati Karaçay sosyal medya hesabında paylaştı; “Savaşı durdurmak için şimdi de bir Lili Marlin şarkısı söyleme zamanı..! Hem de en uzunundan. İkinci Dünya Savaşı sırasında Zagrep Radyosu’nda Lili Marlin şarkısı çalındığında Avrupa’daki bütün cephelerde ölümüne savaşan her iki taraf askerleri hiçbir komutanın emri olmadan savaşı durdururlar, öyle ki şarkı bitene dek şarkıyı hep birlikte söylerler; hatta el sıkışırlardı. Şarkı bittiğinde, acımasız savaşa kaldıkları yerden devam ederlerdi. Dünyayı Sevgi kurtaracak. NK”
Evet, bizce de bu savaşı 5 dakikalığına bile durdurmak için şimdi de bir Lili Marlin şarkısı söyleme zamanı…