Merkez üssü Buldan ilçesi olan deprem, kentte kısa süreli paniğe neden oldu. Sarsıntı Aydın ve Muğla başta olmak üzere çevre illerde de hissedildi. Depremin ardından bölgede artçı sarsıntılar devam ederken, şu ana kadar 31 artçı deprem kaydedildi.

Yaşanan sarsıntı, Türkiye’de yapı güvenliği ve zemin etütlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, deprem yönetmeliklerine uygun yapılmayan ve zemin özellikleri dikkate alınmadan inşa edilen binaların ciddi risk taşıdığına dikkat çekiyor. Bu tür yapılar, içinde yaşayanlar için güvenli bir yaşam alanı olmaktan çıkıp adeta “betondan tabuta” dönüşebiliyor.

Uzmanlara göre, doğal afetler karşısında insanın en büyük gücü bilinç ve hazırlık. Deprem riskinin yüksek olduğu Türkiye’de vatandaşların konut satın alırken yalnızca fiyat ve konuma değil, binanın dayanıklılığına ve zemin etütlerine de dikkat etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Öte yandan Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından 1-7 Mart deprem haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Japon deprem uzmanı, yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki, Japonya’nın afet yönetimi tecrübelerini paylaştı.
.jpg)
“Dirençli bir gelecek için bilimle hareket etmek zorundayız”
Moriwaki, Japonya’da deprem bilincinin anaokulundan itibaren verildiğini ve yapı güvenliğinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. Doğru zemine doğru inşaat tekniklerinin uygulanmasının hayat kurtardığını belirten Moriwaki, toplumun her an depreme hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
Yaklaşık 35 yıldır Türkiye’de çalışmalar yürüttüğünü belirten Moriwaki, afetlere yaklaşımı şu sözlerle özetledi:
“Biz önce tedbirimizi alır, sonra dua ederiz.”

Uzmanlar, olası afetlere karşı deprem çantası hazırlanmasının da hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bir battaniye, el feneri, düdük ve temel gıda malzemeleri içeren basit bir hazırlığın bile zor anlarda hayat kurtarabileceği belirtiliyor.
Yetkililer ise vatandaşlara çağrıda bulunarak, yaşadıkları binaların sağlamlığını araştırmaları, deprem anında yapılması gerekenleri öğrenmeleri ve afet bilinci konusunda daha duyarlı olmaları gerektiğini vurguluyor.

Yaşanan sarsıntı, Türkiye’de yapı güvenliği ve zemin etütlerinin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Uzmanlar, deprem yönetmeliklerine uygun yapılmayan ve zemin özellikleri dikkate alınmadan inşa edilen binaların ciddi risk taşıdığına dikkat çekiyor. Bu tür yapılar, içinde yaşayanlar için güvenli bir yaşam alanı olmaktan çıkıp adeta “betondan tabuta” dönüşebiliyor.
Uzmanlara göre, doğal afetler karşısında insanın en büyük gücü bilinç ve hazırlık. Deprem riskinin yüksek olduğu Türkiye’de vatandaşların konut satın alırken yalnızca fiyat ve konuma değil, binanın dayanıklılığına ve zemin etütlerine de dikkat etmesi gerektiği vurgulanıyor.
Öte yandan Denizli Büyükşehir Belediyesi tarafından 1-7 Mart deprem haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte konuşan Japon deprem uzmanı, yüksek mimar ve yüksek inşaat mühendisi Yoshinori Moriwaki, Japonya’nın afet yönetimi tecrübelerini paylaştı.
.jpg)
“Dirençli bir gelecek için bilimle hareket etmek zorundayız”
Moriwaki, Japonya’da deprem bilincinin anaokulundan itibaren verildiğini ve yapı güvenliğinin bir tercih değil zorunluluk olduğunu ifade etti. Doğru zemine doğru inşaat tekniklerinin uygulanmasının hayat kurtardığını belirten Moriwaki, toplumun her an depreme hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
Yaklaşık 35 yıldır Türkiye’de çalışmalar yürüttüğünü belirten Moriwaki, afetlere yaklaşımı şu sözlerle özetledi:
“Biz önce tedbirimizi alır, sonra dua ederiz.”

Uzmanlar, olası afetlere karşı deprem çantası hazırlanmasının da hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor. Bir battaniye, el feneri, düdük ve temel gıda malzemeleri içeren basit bir hazırlığın bile zor anlarda hayat kurtarabileceği belirtiliyor.
Yetkililer ise vatandaşlara çağrıda bulunarak, yaşadıkları binaların sağlamlığını araştırmaları, deprem anında yapılması gerekenleri öğrenmeleri ve afet bilinci konusunda daha duyarlı olmaları gerektiğini vurguluyor.
0 Yorum