Bugün AK Parti 25. yaşını kutlarken, Türkiye siyaseti çok büyük fırtınalardan, krizlerden ve değişimlerden geçti. Liderler geldi, geçti; yollar ayrıldı, ittifaklar dağıldı. Ancak Erdoğan ile Zeybekci arasındaki çizgi yön değiştirmedi.
FERAH IŞIK yazdı
Siyaset, keskin virajların, menfaat dengelerinin ve anlık ittifakların sahnesi olarak bilinir. Ancak, Türk siyasi tarihinin son çeyreğine damga vuran bazı ilişkiler vardır ki, onlar sıradan bir siyasi ortaklığın ötesinde, çetin yollardan süzülüp gelen köklü bir davanın ve kadim bir dostluğun eseridir. AK Parti’nin kuruluşundan bu yana tam 25 yıl geride kalırken, bu çatı altında şekillenen en güçlü ve sarsılmaz bağlardan biri kuşkusuz Recep Tayyip Erdoğan ile Nihat Zeybekci arasındaki omuz omuza yürüyüştür.
Bugün dönüp geriye bakıldığında, 45 yılı aşan bu dostluğun temellerinin İstanbul’un manevi ikliminde, Necip Fazıl Kısakürek sohbetlerinde atıldığı görülür. O yıllarda Marmara Üniversitesi’nde öğrenci olan genç Nihat Zeybekci ile dava bilincini kuşanmış Recep Tayyip Erdoğan’ın yolları, inandıkları değerler etrafında kesişmişti. O gün başlayan sarsılmayan kardeşlik, yıllar sonra Türkiye’nin kaderini değiştirecek siyasi bir hareketin de harcını oluşturacaktı.
DENİZLİ’DEN YAKILAN ATEŞ
Tarih takvimler 2001’i gösterdiğinde, Pınarhisar Cezaevi’nin kapılarından çıkan Recep Tayyip Erdoğan “Türkiye’de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak” sloganıyla yola koyulduğunda, bu yeni hareketin en kritik duraklarından biri Denizli oldu. Partinin kuruluş aşamasında Denizli’ye gelen Erdoğan’ı ağırlayan isim, o dönem sanayici kimliğiyle öne çıkan Nihat Zeybekci’den başkası değildi. Toplantının Zeybekci’ye ait Turkuaz Tekstil’de yapılması, bu dostluğun aynı zamanda bir vizyon ve inanç ortaklığına dayandığının en somut kanıtıydı. Kurulmasından sadece 15 ay sonra tek başına iktidara gelen AK Parti’nin hikayesinde, Denizli’nin bu müstesna köşesinin payı büyüktü.
“ZEYBEK, KARAKTERLİ BİR YOLDAŞLIK”
Siyaset sahnesinde liderlerin güvendikleri, davasını omuzlayacak "A Takımı"nı kurması her zaman hayati bir önem taşımıştır. Erdoğan, vefayı ve sadakati her şeyin üstünde tutan siyasi liderliğinde Nihat Zeybekci’ye hep ayrıcalıklı bir yer açtı. Belediye başkanlığından milletvekilliğine, Ekonomi Bakanlığı’ndan AK Parti Genel Başkan Yardımcılığına uzanan geniş bir yelpazede Zeybekci’yi hep en kritik görevlerde değerlendirdi.
Bunu en net gördüğümüz anlardan biri de 2019 yerel seçimleriydi. Erdoğan, CHP'nin kalesi olarak bilinen İzmir’e gönderdiği Nihat Zeybekci için duyduğu güveni şu tarihi sözlerle özetlemişti:
"Ege'nin yiğit evladı olarak huzurunuza gelen Nihat Zeybekci, soyadı gibi zeybek karakterli bir arkadaşımdır."
Bu ifade, sadece bir siyasi adayın takdimi değil; çeyrek asırlık siyasi mücadelenin ve 40 yıllık kopmayan bir dostluğun en samimi tesciliydi.
DEĞİŞMEYEN TEK ŞEY; YOLDAŞLIK RUHU
Bugün AK Parti 25. yaşını kutlarken, Türkiye siyaseti çok büyük fırtınalardan, krizlerden ve değişimlerden geçti. Liderler geldi, geçti; yollar ayrıldı, ittifaklar dağıldı. Ancak Erdoğan ile Zeybekci arasındaki çizgi hiç eğilmedi. Fırtınalı denizlerde pusulasını şaşırmayan bu dostluk, siyasette insan kalabilmenin, vefanın ve aynı ideale baş koymanın en güzel örneği olarak tarihe geçti.
Kısacası; İstanbul’daki gençlik sohbetlerinden Turkuaz Tekstil’e, Ankara’nın en kritik kabine masalarından parti genel merkezine uzanan bu 45 yıllık yolculuk, sadece iki siyasetçinin değil, inandığı yoldan dönmeyen iki dava adamının hikayesidir. Ve bellidir ki, bu dostluk hep aynı kararlılıkla sürecek..
0 Yorum