Ecogreen Enerji, Türkiye’nin enerji dönüşümünde sadece bir üretici değil, aynı zamanda çevreci bir dönüşüm aktörü olarak rol alıyor. Forbes Türkiye’nin Şubat Enerji Özel dosyasında yer alan bilgilere göre şirket; güneş, biyogaz ve biyokütleden oluşan hibrit portföyüyle Türkiye’nin enerji bağımsızlığına stratejik bir katkı sunuyor.
200 Bin Haneye Temiz Enerji, 810 Bin Ton Karbon Engeli
Şu an itibarıyla sekiz farklı ilde operasyonlarını sürdüren Ecogreen Enerji’nin mevcut portföyü oldukça etkileyici:
Kurulu Güç: 30 güneş (GES), 3 biyogaz ve 2 biyokütle santrali ile toplam 180 MW.
Üretim Kapasitesi: Yılda 431 milyon kWh temiz enerji.
Sosyal ve Çevresel Etki: Yaklaşık 200 bin hanenin elektrik ihtiyacı karşılanırken, yıllık 810 bin ton karbon salımının önüne geçiliyor.
Amiral Gemisi: Portföyde yer alan Niğde Bor YEKA GES, Türkiye’nin en büyük üçüncü güneş tarlası olma özelliği taşıyor.
Atıktan Gübreye: "Enerji-Tarım" Entegrasyonu
Şirketin en dikkat çekici yönü ise "sıfır atık" prensibiyle çalışan entegre iş modeli. Biyogaz ve biyokütle tesislerinde her yıl işlenen 400 bin ton organik atık, yalnızca enerjiye dönüşmekle kalmıyor; işlem sonrası elde edilen kompost, Ecofer Gübre tesislerinde organomineral gübreye dönüştürülerek yeniden toprağa kazandırılıyor.
Yönetim Kurulu Başkanı Osman Uğurlu, bu modeli şu sözlerle özetliyor: "Yenilenebilir enerjideki kaynak çeşitliliğini stratejik bir güç olarak görüyoruz. Enerjiyi sadece bir üretim alanı değil; çevre ve tarımla bütünleşik, döngüsel bir değer zinciri olarak ele alıyoruz."
Rüzgâr ve Depolama Teknolojileri
Büyüme ivmesini kesmeyen Ecogreen Enerji, önümüzdeki döneme dair yol haritasını da belirledi. Şirket, portföyüne 50 MW kapasiteli Bolu GES ve 100 MW’lık depolamalı rüzgâr enerjisi santrali (RES) projelerini ekleyerek kapasitesini artırmayı hedefliyor. Depolama teknolojilerine yapılan bu vurgu, kesintisiz yeşil enerji arzı noktasında şirketin teknolojik dönüşüme de öncülük edeceğinin sinyalini veriyor.
0 Yorum