POLİTİKA

KILIÇDAROĞLU’NUN NİYETİ KÖTÜ OLMASA DA GELİŞMELER İKTİDARA YARADI

KILIÇDAROĞLU’NUN NİYETİ KÖTÜ OLMASA DA GELİŞMELER İKTİDARA YARADI

Çoğu CHP’liye göre Kemal Kılıçdaroğlu hain. Şurası somut bir gerçek; Hain olmasa bile Kılıçdaroğlu yanlış bir kaptan. Mahkeme  kararıyla atanan kaptan iktidarın ömrünü uzatan kişi olarak kayıtlara geçti.

 
DENİZLİ METROPOL HABER ANALİZ:
Türk siyaseti çabucak kahraman üretiyor (Ekrem İmamoğlu örneği..) ya da çok hızlı bir şekilde kişileri günah keçisi yapabiliyor..
Bunun en güzel örneği şüphesiz CHP’de mahkeme kararıyla koltuğa oturan Kemal Kılıçdaroğlu oldu.
Nerede olursanız olun,  nerede bir siyasi muhabbet başlasa, Kemal Kılıçdaroğlu’nun adı geçtiyse tansiyon bir anda artıyor.
Bazı CHP’liler Kılıçdaroğlu’nu "iktidara çalışmakla", "gizli hainlikle" suçluyor; küçük bir kesim ise "tarihi bir uzlaşı mimarı" olarak hakkının yendiğini savunuyor. İktidarı destekleyen basın yayın organları, yorumcular ve yazarlar da Kılıçdaroğlu’nu açıkça destekliyor.
Peki, gerçek hangisi? Kılıçdaroğlu haklı mı, haksız mı? Yoksa kurban mı edildi?
Sayın Kılıçdaroğlu’na yöneltilen "hain" veya "iktidar ajanı" gibi suçlamaların, sosyolojik bir öfke patlaması olduğu aşikar.  Değişim arzusuyla dolmuş, ekonomik ve sosyal krizlerden bunalmış geniş kitle, 2023 seçimlerindeki o büyük kırılmanın faturasını doğal olarak piramidin en tepesindeki isme kesti.

HAİN DEMEK KIZGINLIĞIN İFADESİ
Peki, Kılıçdaroğlu gerçekten iktidara mı çalışıyordu? Bu iddia şu ana kadar sağlam bir temele dayanmadı. Hayatı boyunca sayısız tazminat davasıyla karşı karşıya kalmış, linç girişimine uğramış, adalet için Ankara'dan İstanbul'a yüzlerce kilometre yürümüş bir figüre "hain" demek, siyasi analiz değil, sadece bir kızgınlığın ifadesi olabilir mi?

Ancak halkın sorduğu şu soru son derece haklıdır: "Niyet haince olmasa da, neticeler kime yaradı?" Siyaset niyetlerle değil, sonuçlarla ölçülür. Kılıçdaroğlu'nun kendi adaylığını dayatması, toplumun anketlerde önde gördüğü popüler isimlerin önünü kapatması ve meydanlarda kurduğu bazı stratejik ortaklıklar, günün sonunda seçimin kaybedilmesine yol açtı. Kılıçdaroğlu iktidarın ömrünü uzatan aktör olarak tarihe geçti.

KILIÇDAROĞLU HAİN DEĞİL YANLIŞ KAPTAN
Netice itibarıyla Kemal Kılıçdaroğlu bir "hain" ya da iktidarın gizli ortağı değildir. O, dürüst, bürokrat kökenli, ülkesi için iyi niyetli bir şeyler yapmaya çalışan ama siyasetin sert, pragmatik ve makyavelist doğasını kavrayamamış trajik bir figürdür.
Kılıçdaroğlu, fırtınalı bir denizde gemiyi limana yanaştırmaya çalışan ama hem tayfasının ihtiraslarına yenik düşen hem de yolcuların "Kaptan değiştir" feryadını duymayan bir lider olarak kaybetti.
Siyasette haklı olmak yetmez; doğru zamanda, doğru insanla, doğru hamleyi yapacak basirete sahip olmak gerekir. Kılıçdaroğlu niyetinde belki haklıydı; ama zamanlamasında, adaylığında ve toplumun nabzını tutma biçiminde sonuna kadar haksızdı. Tarih onu bir hain olarak değil, büyük bir fırsatı kendi elleriyle kaçıran "yanlış kaptan" olarak yazacaktır.
SONUÇ:
Mahkeme Mutlak Butlan kararı verince, Kılıçdaroğlu Özgür Özel’i davet edip, “İvedilikle genel kurula gideceğiz. İçimizdeki çürük elmaları ayıklayalım. Birlikte hareket ediyoruz” deseydi ve bunu  uygulasaydı iktidar yolu açılacaktı..

(NOT: MANŞET PANELİNDEKİ KEMAL KILIÇDAROĞLU VE DENİZLİ METROPOL HABER YAZARI FERAH IŞIK’IN FOTOĞRAFI KILIÇDAROĞLU’NUN DENİZLİ’YE 2015 YILINDA YAPTIĞI ZİYARETTE ÇEKİLMİŞTİR..”

 
FERAH IŞIK

FERAH IŞIK

0 Yorum

Yorum yaz

fixed-whatsapp-icon