Kılıçdaroglu, Denizli'de bir belediye başkanı, il yönetimi ya da ilçe yönetimlerini görevden alamaz. Alırsa sürpriz olur. Denizli merkez ve ilçelerde Kılıçdaroğlu birilerine görev verse, O görevi alanları mevcut belediye başkanları pasifize eder, itibarlarını yerle bir eder.. Sokağa bile çıkamazlar..
FERAH IŞIK yazdı
Denizli yerel siyasetinde taşların yerine oturduğu, gücün ve meşruiyetin netleştiği bir tablodan bahsediyoruz. Büyükşehir Belediyesi, Merkezefendi ve Pamukkale gibi iki dev merkez ilçe başta olmak üzere, örgütün ve belediye başkanlarının tamamına yakınının seçilmiş genel başkan Özgür Özel’in yanında saf tutması, Denizli’yi Ankara’daki olası parti içi dalgalanmalara karşı oldukça korunaklı bir kaleye dönüştürüyor.
Peki, bu net ve güçlü duruşu sergileyen Denizli il, ilçe yönetimleri ve belediye başkanları bundan sonra nasıl bir strateji izlemeli, ne yapmalı?
Denizli örgütünün en büyük gücü, hem yerel seçimlerde halkın iradesiyle sandıktan zaferle çıkmış olmaları hem de parti içinde kurultay delegelerinin oyuyla seçilen Özgür Özel’e yani meşruiyete yaslanmalarıdır.
- Mahkeme koridorlarında veya tüzük açıklarında siyasi ikbal arayan yapılara karşı, her zaman "Sandık, delege iradesi ve halkın seçimi" tezi işlenmelidir.
- Siyasetin yargı eliyle ya da yapay müdahalelerle dizayn edilmesine karşı çıkan bu sağduyulu duruş, Denizli kamuoyuna da bir güven dalgası olarak aktarılmalıdır.
Ankara’daki kliklerin ya da muhalif çevrelerin Denizli gibi bir başarı hikayesine dokunabilmesi, buradaki örgütleri yıpratabilmesi normal şartlarda imkansızdır. Ancak bunun tek bir şartı var: Hizmet üretmek.
- Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu ve Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur başta olmak üzere tüm belediyeler, enerjilerini parti içi polemiklere değil, Denizli halkına vaat ettikleri projelere harcamalıdır.
- Sokaktaki vatandaşa hissettirilen yerel yönetim başarısı, Ankara’dan gelebilecek her türlü siyasi operasyon veya dedikodu dalgasını daha kente girmeden kıracak en büyük kalkandır.
Büyükşehir, Merkezefendi, Pamukkale ve diğer ilçe yönetimleri ile belediye başkanlarının aynı siyasi çizgide (Özgür Özel ekseninde) birleşmesi, bulunmaz bir nimettir.
- Geçmişte pek çok ilde görülen "belediye başkanı ile il başkanı çatışması" lüksü bu dönemde Denizli’de yaşanmamalıdır.
- İl ve ilçe örgütleri, belediyelerin icraatlarını sahada halka anlatan birer lojistik güce dönüşmeli; tek bir yumruk gibi hareket ederek parti içi dedikodu üretmek isteyen azınlığa alan bırakmamalıdır.
Sürekli gündemde olan "şu görevden alınacak, bu ihraç edilecek, birileri parti kuracak" fısıltılarına CHP’lilerin kulak tıkaması gerekiyor. Denizli İl ve İlçe başkanlıkları, bu tür spekülasyonlara kurumsal düzeyde yanıt vererek konuyu büyütmek yerine, gündemlerini tamamen sahaya kilitlemelidir.
- "Biz işimize, Denizli’ye bakıyoruz" duruşu, o dedikoduları üretenleri kendi yalnızlıklarına terk edecektir.
Denizli, gösterdiği bu net tavırla Genel Başkan Özgür Özel’in Ankara’daki en güvendiği kalelerden biri konumundadır.
- Bu stratejik pozisyon, Denizli'nin hak ettiği yatırımları, projeleri ve Ankara desteğini alması için bir avantaja dönüştürülmelidir.
- Genel Merkez düzeyindeki etkinlik artırılarak, Denizli'nin yerel yönetim modeli tüm Türkiye’ye örnek bir "başarı konsepti" olarak sunulmalıdır.
0 Yorum