• |  
  • USD 49.70
  •  
  • EUR 55.79
  •  
POLİTİKA

DÜN ERDOĞAN’A, BUGÜN ÖZGÜR ÖZEL’E!

DÜN ERDOĞAN’A, BUGÜN ÖZGÜR ÖZEL’E!

Siyasetin hafızası zayıf olabilir ama vatandaşın hafızası o kadar da zayıf değil! Siyaset değişiyor, eleştiriler değişiyor; peki ya anlayış? Asla değişmiyor..
 
FERAH IŞIK yazdı
Denizli’de Gazi Bulvarı’nın otobüs trafiğine kapatılacak olması üzerinden bir tartışma yaşanıyor. Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in katılacağı toplu açılış ve temel atma törenleri nedeniyle 25 Ekim Pazar günü bulvarda ulaşım düzenlemesine gidiliyor. Üstelik aynı gün KPSS Ortaöğretim Sınavı yapılacak. Vatandaşın haklı olarak sorduğu soru da belli; “Bugünü mü buldunuz?”
Şimdi burada durup düşünmek gerekiyor.
Elbette sınava girecek binlerce adayın ulaşımı önemlidir. İnsanların sınav heyecanına bir de ulaşım stresi eklenmemeli. Kamu kurumları, siyasi programları planlarken vatandaşın günlük hayatını, sınav takvimini ve ulaşım ihtiyacını hesaba katmalı. Gerekirse güzergâh düzenlemeleri yeniden değerlendirilmeli, alternatifler önceden ve etkili biçimde duyurulmalı.
Bunları söylemek başka, konuyu siyasi hesaplaşmanın malzemesi yapmak başka!
Dün eleştirenler, bugün eleştirilenler…
Hatırlayalım…
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, başbakanlığı ya da cumhurbaşkanlığı döneminde Denizli’ye her geldiğinde benzer tartışmalar yaşanırdı. O dönem ana muhalefette bulunan CHP cephesinden, ziyaretler nedeniyle kent trafiğinin aksadığına yönelik eleştiriler yükselirdi.
“Denizli’nin trafiği kilitlendi”, “Vatandaş mağdur oldu” türünden itirazlar gündeme gelirdi.
O günlerde iktidarın programları nedeniyle yaşanan trafik sıkıntılarını eleştirenler, bugün yerel yönetimde söz sahibi olduklarında bu kez benzer eleştirilerin hedefi olabiliyor.
Dün eleştiren başka, bugün eleştirilen başka…
Peki değişen ne?
İktidarın adı mı, belediyeyi yönetenlerin siyasi kimliği mi, yoksa olaylara bakış açımız mı?
Asıl mesele burada!
Siyasetçinin koltuğu değişince düşüncesi de mi değişiyor?
Muhalefetteyken vatandaşın mağduriyetini savunmak kolaydır. İktidardayken de aynı hassasiyeti gösterebilmek ise gerçek bir sınavdır.
Bir siyasi parti, kendi genel başkanının programı söz konusu olduğunda ulaşım düzenlemesini doğal karşılayıp rakibinin programında aynı uygulamayı eleştiriyorsa burada bir tutarlılık sorunu vardır.
Aynı şekilde, dün muhalefetin eleştirilerini siyasi fırsata dönüştürenler bugün aynı eleştirilerle karşılaştığında bunları haksız buluyorsa kendilerine de dönüp bakmalıdır.
Çünkü demokrasi, yalnızca rakibin yanlışını söylemek değildir. Kendi yaptığınla başkasının yaptığını aynı ölçüyle değerlendirebilmektir.
Siyasetin en büyük açmazlarından biri de budur. İnsanlar çoğu zaman ilkelere değil, kimin yaptığına bakarak karar veriyor.
Bizimki yaparsa hizmet, rakibimiz yaparsa eziyet…
Bizim genel başkanımız gelirse önemli program, rakibimiz gelirse trafik çilesi…
Oysa yol aynı yol, trafik aynı trafik, mağdur olan vatandaş da aynı vatandaş!
KPSS günü elbette önemlidir!
Burada bir noktayı özellikle vurgulamak gerekiyor.
KPSS’ye girecek adayların yaşadığı kaygıyı küçümsemek mümkün değil. Bir genç, belki de yıllardır hazırlandığı sınava girecek. Sabah erkenden yola çıkacak, sınav merkezine zamanında ulaşmaya çalışacak. Böyle bir günde ulaşımın aksamaması için bütün önlemlerin alınması gerekir.
Bu nedenle belediyenin görevi yalnızca törenin sorunsuz yapılmasını sağlamak değil, o gün Denizli’de yaşayan herkesin günlük yaşamını da düşünmektir.
Fakat aynı hassasiyet, geçmişte başka siyasi ziyaretler nedeniyle yaşanan ulaşım tartışmalarında da gösterilmelidir.
Vatandaşın mağduriyeti, siyasi kimliğe göre önem kazanmaz.
Erdoğan geldiğinde de vatandaşın hakkı vardı, Özgür Özel geldiğinde de var. Dün de sınava giren öğrenciler, işe yetişmeye çalışan insanlar vardı; bugün de var.
Dolayısıyla eleştirinin ölçüsü siyasi yakınlık değil, kamu yararı olmalıdır.
Denizli’nin ihtiyacı siyasi kavga değil, ortak akıl!
Denizli, siyasi tartışmaların gölgesinde kalamayacak kadar büyük bir şehir. Burada yaşayan insanlar, hangi partinin hangi partiye ne söylediğinden çok, sabah işe nasıl gideceğini, çocuğunu sınava nasıl yetiştireceğini, otobüsünün nereden geçeceğini merak ediyor.
Bir açılış ya da temel atma töreni elbette yapılabilir. Genel başkanlar kente gelebilir, siyasi etkinlikler düzenlenebilir. Ancak bütün bunlar planlanırken vatandaşın hayatını kolaylaştırmak da yönetimin sorumluluğudur.
Medya da bu sorumluluğu hatırlatmalıdır. Ama aynı zamanda dün savunulanla bugün savunulan arasındaki çelişkiyi de sorgulamalıdır.
Eleştiri elbette olacak. Hatta olmalı da. Fakat eleştiri, yalnızca rakibin açığını aramak için değil, daha iyi bir yönetim anlayışına katkı sunmak için yapılmalı.
Çünkü bugün bir siyasi partinin yaşadığı sorun, yarın başka bir partinin de karşısına çıkabilir.
Son söz…
Siyasette dünün muhalifi bugünün iktidarı, bugünün iktidarı da yarının muhalifi olabilir. Koltuklar değişir, isimler değişir, partiler değişir.
Değişmemesi gereken tek şey, vatandaşa karşı gösterilmesi gereken sorumluluktur.
Erdoğan’ın Denizli ziyaretlerinde trafiği eleştirenler, bugün Özgür Özel’in programı nedeniyle yapılan düzenlemeleri eleştirenlerle aynı noktada buluşabilir. Burada önemli olan, kimin kimi eleştirdiği değil, eleştirinin haklı ve tutarlı olup olmadığıdır.
Dün Erdoğan geldiğinde trafik eleştirisi yapanlar, bugün Özgür Özel geldiğinde aynı eleştiriye maruz kalıyorsa siyaset aynaya bakmalıdır.
Ve o aynada herkes kendisine şu soruyu sormalıdır:
“Ben gerçekten ilkem gereği mi konuşuyorum, yoksa işime geldiği için mi?”
İşte siyasetin asıl sınavı budur.
KPSS adayları sınavlarına girsin, vatandaş ulaşım çilesi yaşamasın, törenler de yapılsın. Bunu sağlayacak planlamayı yapmak ise kenti yönetenlerin görevidir.
Siyasetçiler birbirlerine laf yetiştirmeye devam edebilir.
Ama unutmasınlar; Sandıkta söz vatandaşın, sokakta yaşananın yükü yine vatandaşın sırtındadır!



 
FERAH IŞIK

FERAH IŞIK

0 Yorum

Yorum yaz

fixed-whatsapp-icon