EKONOMİ

Bankacılıkta 9 Yıllık Hasret Bitiyor

Bankacılıkta 9 Yıllık Hasret Bitiyor
Türk bankacılık sektörü, son sekiz yıldır nominal kâr rakamlarında zirve yapmasına rağmen, enflasyonun özkaynakları eriten etkisiyle "reel kâr" üretmekte zorlanıyordu. Ancak 2026 yılına dair makroekonomik veriler ve Merkez Bankası'nın (TCMB) dezenflasyon rotası, bankaların yaklaşık on yıl sonra enflasyonu yenmeye hazırlandığını gösteriyor.

 

Kârlılık ve Enflasyon Arasındaki Makas Daralıyor

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre, sektör 2025 yılını 940 milyar TL seviyesinde rekor bir net kârla kapatırken, özkaynak kârlılığı (ROE) %28-30 bandında seyretti. Ancak aynı dönemde %30’lar civarında gerçekleşen enflasyon, bu kârın "kağıt üzerinde" kalmasına neden oldu.

2026 yılına gelindiğinde ise iki temel dinamik tabloyu değiştiriyor:

Enflasyonda Düşüş: TCMB'nin 2026 yıl sonu için %16 olan ara hedefi ve piyasa beklentilerinin %23 seviyelerine gerilemesi.

Özkaynak Kârlılığında Artış: Faiz indirim döngüsünün başlamasıyla daralan marjların yeniden toparlanması ve sektörün özkaynak kârlılığının %33 seviyelerine yükselmesi beklentisi.

2026: Pozitif Reel Getiri Yılı

Analistlere göre, 2026 yılı bankaların özkaynaklarını enflasyona karşı sadece korumakla kalmayıp, üzerine değer katabildiği bir yıl olacak. Kritik Eşik: Eğer 2026 sonunda enflasyon %20-23 bandında gerçekleşir ve bankaların özkaynak kârlılığı %30'un üzerinde kalırsa, sektör 2017'den bu yana ilk kez anlamlı bir reel kârlılık elde etmiş olacak.

Riskler ve Fırsatlar

Bu iyimser tabloya rağmen sektör bazı zorluklarla da karşı karşıya:

Aktif Kalitesi: Sıkı para politikasının gecikmeli etkisiyle artan takibe dönüşüm oranları (NPL) ve risk maliyeti (CoR) baskısı.

Fonlama Maliyeti: Mevduat faizlerinin kredi faizlerine göre daha yavaş aşağı gelmesi, kısa vadede marjlar üzerinde baskı oluşturabilir.

Halil Berk UYAROĞLU

Halil Berk UYAROĞLU

0 Yorum

Yorum yaz

fixed-whatsapp-icon